Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "altın" in Türkçe

ad

  1. simgesi Au, atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,967 olan, 1064 santigrat derecede ergiyen, parlak sarı renkli, kolay işlenebilen, havadan sudan etkilenmeyen, çok yüksek değerli bir element.

  2. bu madenden yapılmış.

    • Gülünce altın dişi görünüyordu
  3. (eskiden kullanılmış olan, şimdi de süs ya da tasarruf aracı olarak kullanılan) bu madenden yapılmış para, <i>eski.</i> lira.

    • Geline altın taktılar
  4. üstün nitelikte olan, çok değerli, parlak, ışıltılı.

    • O altın günleri arıyoruz
  5. altın, akçe, para.

  6. bir kente hizmeti geçen ya da kente gelmiş olan yüksek aşamalı kişilere verilen simgesel anahtar.

  7. altına benzer renkte, sarı.

    • Altın gibi saçları vardı
  8. çok değerli, çok iyi.

    • Altın gibi bir genç
  9. pürüzsüz, çok güzel.

    • Şarkıcının altın gibi bir sesi var
  10. çok para kazanır olmak.

  11. (bir işyeri) çok para getirir olmak.

  12. (uyuşturucu bağımlısı) ölüme yol açacak ölçüde uyuşturucyu tek dozda alma.

  13. bir işte sonuç alıcı davranış.

  14. uğraşı, sanatı, mesleğiyle çok para getiren kimse.

  15. yabancı turist.