Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ana" in Türkçe

ad

  1. çocuğu olan kadın, anne.

  2. yavrusu olan dişi hayvan.

  3. dince aziz tanınan kimi kadınlara verilen saygı sanı; Meryem Ana gibi.

  4. kimi zaman bir yakınlık olmasa da, yaşlı kadınlara saygı seslenmesi olarak kullanılır.

    • Ana, oğlun hangi bölükte?
  5. birine, etkisi yaşam boyu sürecek bir iyilik ve bağışta bulunan kadın.

    • O yoksul anasıdır
  6. bir alacağın ya da borcun faizin dışında kalan bölümü.

    • Ana parayı kurtar, faizi pek düşünme
  7. bir şeyin temeli olan.

    • Bu hesabı ana deftere geç
  8. kaynak, çıkış yeri, kök.

    • Kötülüklerin anası kumardır
  9. bir yerde bulunan aynı tür şeylerin en ağırı, en ağır işlevlisi ya da en büyüğü.

    • Apartmanın ana kapısı açık kalmış
  10. çizgilerden herhangi birine sıfat olarak geldiğinde, o çizginin belirli bir kurala göre hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatır.

  11. kıyamet, mahşer günü.

  12. herkesin kendi derdine düştüğü, herkesin ayakta olduğu bir zaman; çok kalabalık; karışık, tehlikeli, sıkıntılı, telaşlı durum.

    • Ortalık ana baba günüydü, arkadaşımı göremedim
  13. gemilerde, direklerin alttan ilk parçası olan, öteki parçalara göre kalın, temel direk.

  14. bir topluluğu çevresinde tutan, onun dağılmasını, çökmesini önleyen kimse.

    • Evin ana direğiydi o, ölümü yıktı evi
  15. (krallıkla yönetilen bir ülkede) kralın annesi.

  16. ➽anaarı,arıbeyi.

  17. çok küçük kucak çocuğu.

  18. çok nazlı büyütülmüş, sıkıntıya, güç işlere alışmamış kimse.

    • Vay ana kuzusu vay, sıkıntıya gelemiyor hiç
  19. dölyatağı, rahim <b>(I).</b>.

  20. yaşamın, bir bakıma da alınyazısının başladığı ilk an.

  21. çırılçıplak.

    • Turistler plajda anadan doğma imişler
  22. doğuştan olan.

    • Gözleri anadan doğma böyle, biraz şaşı
  23. dertlerden, tasalardan, sıkıntılardan, korkulardan, kaygılardan kurtulmak.

    • Şu iş bitti ya, anadan doğmuşa döndüm
  24. yeniden sağlığına kavuşmak, sağlıklı bir duruma gelmek.

    • Hiçbir şeyim kalmadı artık, anadan doğmuşa döndüm

kadın erkek, büyük küçük ayırmaksızın herkese karşı kullanılan senlibenli bir seslenme.

  • Git anam, böyle olmaz!
  • sese verilen tona göre şaşma, beğenme, acı, üzüntü gibi değişik duyguları dile getirir.

    • Anam, ne günlere kalmışız!
  • çok tembel.

  • canından bezmiş.

  • birine karşı kullanılan, anasının ırzına geçmek anlamında sövgü.

  • birisine en büyük kötülüğü yapmak.

    • Adamın anasını bellemek için elinden geleni yaptı
  • (bir şeyi) darmadağın etmek, bozmak, harap etmek.

  • tutumu, huyu anasına benzeyen kız.

  • kız olmayan ama kız olarak bilinen kadınlar için alay yollu söylenir.