Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "asıl" in Türkçe

Etymology

Arapça

ad

  1. bir şeyin örneği ya da kopyası değil kendisi.

    • Bu yazının aslı sizde olacaktı
  2. kaynak, kök, köken, çıkak.

    • Tiyatronun aslı dinsel tören midir?
  3. gerçeklik, doğruluk.

    • Bu olayın aslını araştıralım
  4. (canlı için) soy.

    • İnsan aslını yadsımamalıdır
  5. (kişi) gelinen yer, memleket.

    • Aslımız Adanalıymış, ama biz Ankaralı sayılırız
  6. bir şeyin temelini oluşturan, ana.

    • Bir ülkenin asıl geliri tarımsa, o ülke pek kalkınamaz
  7. gerçek.

    • Siz asıl amacınızı söyleyin
  8. en iyi ve aranılan özellikleri kendisinde en çok toplamış olan.

    • Asıl şiir bugün yazılandır denebilir mi?
  9. başlıca, başta gelen, gerçek olarak.

    • Suç onda değil asıl bundadır. Oyun asıl şimdi başlayacak