Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "at" in Türkçe

ad

  1. atgillerden, binek hayvanı olarak kullanılan, arabaya, çifte koşulan, gücünden yararlanılan memeli hayvan; erkeğine beygir, dişisine kısrak denir.

  2. satrançta, her yönde karadan aka ve aktan karaya bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden, at başlı taş.

  3. at alıp satan kimse.

  4. sirkte at üstünde gösteri yapan cambaz.

  5. at ile gösteri yapmak, hüner göstermek.

  6. (biriyle) yarışmak.

    • Onunla at oynatmak kolay değil
  7. (bir yerde, işte) istediği gibi, bildiği gibi davranmak.

    • O kuruluşta kim at oynatıyor şimdi?
  8. kişilere, işlerine yaramayan şeyi ya da ilgilenmedikleri görevi vermek.

  9. bir işi ya da işleri ters yapmak.

  10. bulunduğu iyi bir aşamadan daha aşağı bir aşamaya inmek.

  11. elindeki iyi bir şeyi yitirip onun niteliksiz benzerine kalmak.