Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "atlamak" in Türkçe

unknown

  1. sıçrayarak, yüksek bir şeyin üzerinden aşmak.

    • Çocuk, duvardan atlamak için hız aldı
  2. bir engeli, üstünden aşarak geçmek.

    • Taşlardan atlamak zor oldu
  3. yüksek bir yerden daha alçak bir yere, ayaküstü düşecek bir biçimde kendini bırakmak.

    • Bir taşa çıkıp denize atlamak istemişti
  4. binmek.

    • Bir ata atlayıp sürdü
  5. okuma, sayı sayma, yazı yazma gibi işlerde kimi bölümleri bırakarak geçmek.

    • İki sözcüğü atlamak istedim, baktım anlam bozuldu
  6. dizgide, kimi sözcük, cümle ya da paragrafı bilmeyerek, yanlışlıkla dizmemiş olmak.

    • Dizgici, üç cümleyi atlamış
  7. (basında) önemli bir haberi ya da kimi önemli haberleri kaçırmak.

    • Bugün üç haber atlamışız
  8. geçmek.

    • Çocuk çalıştı, iki sınıf birden atladı
  9. aldanmak, yanılmak.

    • Çok titiz olduğu halde bu konuda atladı
  10. atlayarak.

    • Çocuk atlaya zıplaya gidiyordu
  11. isteye isteye, isteyerek, sevinerek.

    • Öyle bir yapar ki hem de atlaya zıplaya!