Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "bağır" in Türkçe

ad

  1. ➽göğüs.

    • Adam öfkeyle bağrını açıp, Vurun! dedi
  2. vücut boşluğunda bulunan bağırsak, ciğer gibi organların ortak adı.

  3. iç, orta.

    • Gecenin bağrına daldı
  4. yamaç, bayır.

    • Tepenin bağrına doğru yürüdüler
  5. çok derin acı duymak, çok üzülmek.

    • Oğlunu yitirdi, bağrı yanıyor
  6. çok susuzluk duymak.

    • Çocuğun bağrı yanmış, bardakları üst üste içti
  7. bir şeyi alıp göğsüne bastırmak.

    • Kitabı bağrına basmış gidiyordu
  8. birini, göğsü üzerine yaslayıp sevmek, içtenlikle, sevgiyle kucaklamak.

    • Kadın, çocuğu bağrına basmak istiyordu
  9. birini yanına alıp sevgi ve sevecenlikle yetiştirmek, ona el uzatmak.

    • Adam, delikanlıyı bağrına basmıştı