unknown
bağ <b>(I)</b> ya da benzeri başka bir şeyle tutturmak.
düğüm yapmak, düğümlemek.
(yara için) ilaç koyup bezle sarmak.
ortaya çıkmak, oluşmak, tutmak.
(ekin) başak verip tane tutmak.
denk ya da paket yapmak.
uyulması zorunlu olmak.
başka bir işle uğraşamaz duruma getirmek, zaman bırakmamak.
sona erdirmek, bitirmek.
bir konuda anlaşma yapmak.
geçişi engellemek, yolları tutmak.
birinin bir şeye ilgi ve yakınlık duymasını sağlamak.
gönlünü kazanmak, yakınlaştırmak.
akarsuyun önüne bent yapmak.
(halk inanışı olarak) erkeği büyüleyerek cinsel yönden güçsüz kılmak.
(bir ülkeyi) ele geçirip kendi ülkesine katmak.