Definition of "benzetmek" in Türkçe
unknown
birbirine benzer bir duruma getirmek.
- El yazımı onunkine benzetmek isterdim
bir şeyde başka şeye benzeyen yönler bulmak.
- Şu adamı ona benzettim, ama yanılmışım
kötü bir duruma sokmak, bozmak, parçalamak, dağıtmak.
- Işi benzetmek için her şeyi yaptı
(birini) iyice hırpalamak, dövmek.
- Elime geçerse onu öyle bir benzeteceğim ki, görme