unknown
yedirip içirmek, karnını doyurmak.
birinin, yiyecek ve içeceğini, geçimini sağlamak.
yedirip içirerek semirtmek.
yetiştirmek ya da bakmak.
eklenmek, katılarak çoğaltmak.
bir şeyin sağlamca durmasını sağlamak için altını destekle pekiştirmek ya da çevresini bir şeyle doldurmak.
bir duyguyu içte yaşatmak.