unknown
bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
el, ip ya da benzeri bir şeyi çevresine dolayıp sıkmak.
çevresini kaplamak, sarmak, gelişmesini engellemek.
duyulmaz duruma getirmek, bastırmak, örtmek ya da silikleştirmek.
(renkler için) uygun düşmemek, karartmak, kapamak.
bir kimseyi bir şeyin bolluğuna uğratmak.
(motorlu taşıtlarda) ilk anda verilen fazla yakıt motoru çalışmaz duruma sokmak.
bunaltmak.
aldatıp pahalı satmak.
parasından yararlanmak, çıkar sağlamak.
(kumarda) özellikle birkaç kişi bir kişiyi makasa alarak onun bütün parasını ütmek <b>(II)</b>, hile ile yenmek.
bir şeyi (sigarayı, özellikle esrarlı sigarayı, parayı, içkiyi) bitirmek, tüketmek.
bir iple, çuval, torba, kese gibi şeylerin ağzını bağlamak.