Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "boşluk" in Türkçe

ad

  1. içinde ya da üzerinde hiçbir şey bulunmama, boş olma durumu.

    • Odanın boşluğu bir bakışta görülüyordu
  2. oyuk, çukur, kapanmamış derinlik.

    • Sular, küçük boşluklar oluşturmuş ve kurumuştu
  3. boş yer, aralık, ara.

    • Harfler arasında boşluk var
  4. kesinti, kopukluk.

    • Tarihte pek çok boşluklar vardır
  5. iş yapmaksızın geçen süre, boş zaman.

    • İnsan boşluktan sıkılır
  6. içinde hiçbir cisim bulunmayan uzay.

    • Güneş boşlukta asılıp kalmış gibiydi
  7. bir yerde hiçbir atom ya da molekülün bulunmaması.

  8. yeteneksizlik, yetersizlik, bilgisizlik.

    • Aklınca boşluğunu gizlemek istiyordu
  9. doyumsuzluk, yoksunluk, eksiklik duygusu.

    • İçindeki boşlukla dolaşıp durmuştu
  10. yasalarda, sözleşmelerde, antlaşmalarda vb. belli bir konuda hüküm bulunmaması durumu.

    • Bu konuda yasada boşluk var