Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "bozuk" in Türkçe

sıfat

  1. bozulmuş olan.

    • Bozuk kaldırımda yürümek zordu
  2. yolunda gitmeyen, düzenli yürümeyen.

    • İşler oldukça bozuk gidiyor
  3. (araç için) çalışmayan, işlemeyen ya da kötü işleyen, bozulmuş olan.

    • Saat bozuk, onartmak gerekiyor
  4. (vücut organları için) işlevini yapamaz duruma gelmiş olan.

    • Çocuğun gözleri bozuk, gözlük takıyor
  5. (yiyecek için) yenmeyecek duruma gelmiş, kokuşmuş.

    • Bu yemek bozuk, dökelim
  6. kötü.

    • Onun bozuk düşüncelerini kim dinler?
  7. bir şeye canı sıkılmış, sıkıntılı, sinirli ya da kızgın.

    • Orhan bugün bozuk, varmayın yanına!