ad
ağzın üstünde, alınla üstdudak arasında yer alan, çıkıntılı, iki delikli solunum ve koku alma organı.
kimi şeylerin ön ve sivri yeri.
karanın, özellikle dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde, denize uzanmış yeri.
kendini büyük görme, büyüklenme, kibir.
daha önce beğenmediği bir işi, bir durumu, bir süre sıkıntı çektikten sonra, kabul edecek duruma gelmek, kibrinden vazgeçmek.
taşkın davranışlarının cezasını çekerek, güçüklerle, başarısızlıklarla karşılaşarak artık ılımlı bir yol tutmak.
sümüğünü, soluk alarak, burnunun yukarısına çekmek.
umduğunu bulamayarak ağlamaklı olmak.
bir yerinin acısı, burun direğini sızlatacak denli çok olmak.
(sevdiği birinin durumu için) çok üzülmek, çok acı duymak, ağlayacak gibi olmak.
çok dikkatsiz olmak.
sarhoşluk nedeniyle bastığı yeri bilmemek, çok sarhoş olmak.
çok büyüklenmek, çok kibirlenmek, pek böbürlenmek, kendini çok beğenmek.
çok öfkelenmek.
hiç beklenmedik bir anda karşılaşmak.
iki ayrı yönden gelirlerken birbirlerine çok yaklaşmak.