Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "dökülmek" in Türkçe

unknown

  1. dökmek eylemine uğramak, dökmek eylemi yapılmak, dökmek eylemine konu olmak.

    • Çay bardağı döküldü
  2. kır, yol, sokak gibi yerlerde insanlar çokça birikmek, insanlar kıra, yola, sokağa çıkmak.

    • Haber duyulunca halk sokağa döküldü
  3. (kumaş için) dökümlü olmak.

  4. çok bitkin, yorgun olmak ya da kendini biraz sağlıksız duyumsamak.

    • Nedense bugün dökülüyorum
  5. çok eskimiş olmak.

    • Masa ve sandalyeler dökülüyor, artık yenilensin
  6. (yaprak vb.) yerinden kopup ayrılmak, düşmek.

    • Güzün yapraklar dökülür
  7. (bir eylemin, konunun) ele alınış biçiminde değişiklik olmak, biçimi değişmek.

    • İş saldırganlığa dökülünce oradan ayrıldık
  8. (akarsular için) bir gölde ya da denizde son bulmak, göle ya da denize akmak.

    • Seyhan Irmağı Akdeniz’e dökülür
  9. (birkaç kişi) bir yere, hemen aynı anda ama tek tek gelmek.

    • Bizimkiler şimdi dökülür buraya
  10. kısa aralıklarla, araçtan birer ikişer inmek.

    • Haydi dökülün bakalım, geldik
  11. (görünümce, sağlıkça, paraca) çok kötü bir durumda olmak.

    • Dostum bugün dökülmekteydi
  12. çok üşümekten sızlamak, donmak.

    • Su çok soğukmuş, dişim döküldü
  13. boş yere harcanmak, dökülmek.

  14. bir şey uğruna çok para harcamak.

    • Oğlanı evereceğiz diye dökülüp saçıldılar
  15. soyunmak, açık saçık giyinmek, açılmak.