Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "dövmek" in Türkçe

unknown

  1. üst üste vurarak acıtmak, hırpalamak.

    • Onu sopayla dövmek gerekirdi
  2. halı, çamaşır ve benzeri şeyleri sopayla, tokaçla vura vura temizlemek.

  3. sıkıştırmak ereğiyle yüne ve benzeri şeylere tokmakla vurmak.

  4. bir şeyi toz ya da küçük parçalar durumuna getirmek için tokmak ve benzeri bir şeyle ezmek.

    • Döveçte sarmısak dövmek kolaydır
  5. çırpmak ya da ezmek.

    • Tatlıya biraz yumurta akı dövüp kattık
  6. ateşte kızdırılarak yumuşatılmış bir madeni, vura vura istenilen biçime sokmak.

    • Bakırcılar bakır dövmekteydi
  7. topa tutmak.

    • Topçumuz düşman siperlerini dövmekteydi
  8. çarpmak, vurmak.

    • Dalgalar kıyıyı dövüyordu