Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "dağılmak" in Türkçe

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. bir arada iken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak.

    • Çocuklar oyundan sonra evlerine dağıldılar
  2. ayrı ayrı yerlere verilmek, paylaştırılmak, bölüştürülmek.

    • Su, kanaletlerle ovaya dağılıyordu
  3. yerinden kopup çevreye yayılmak, saçılmak.

    • Kâğıtlar her yana dağılmıştı
  4. parçalanarak yayılmak, ufalanmak, dökülmek.

    • Kitabın cildi hemen dağıldı
  5. düzeni, düzgünlüğü bozulmak, karışık duruma gelmek.

    • Oda iyice dağılmıştı
  6. yıkılmak, çökmek, ortadan kalkmak.

    • Savaş sonunda nice devlet dağılmıştı
  7. bir kuruluşun, birliğin, derneğin varlığı son bulmak.

    • Dernek kısa zamanda dağıldı
  8. birliği, bütünlüğü kalmamak.

    • Yaşlı adam ölünce aile dağıldı
  9. etkisi, yoğunluğu, ağırlığı, gücü azalmak.

    • Seni görünce sıkıntım dağıldı