Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "dalga" in Türkçe

ad

  1. deniz, göl, ırmak gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgârın, depremin, yeğin akıntının vb.nin etkisiyle oluşan çalkantı.

  2. geniş su yüzeylerinde rüzgâr etkisiyle oluşan, durgun su yüzeyini pürüzlendirip bir salınım hareketiyle birbirini kovalayarak ilerleyen dizilerden her biri.

  3. (sıcak, soğuk hava, moda gibi şeyler için) belli bir süre etkili olan dönem.

    • Bir zamanlar ortalığı at kuyruğu saç dalgası sarmıştı. Soğuk dalgası geliyor
  4. (saç için) kıvrım ya da kıvrım genişliği.

  5. bir yüzeydeki kıvrım.

    • Ovadaki ekin dalgalarına bakıyordu
  6. titreşimin bir ortam içinde yayılma dönemi.

    • Ses dalgasını ileten düzenek bozulmuş
  7. gizli saklı iş, dalavere, hile, düzen.

  8. derin derin düşünme durumu, dalgınlık.

  9. esrar, eroin gibi uyuşturucu madde.

  10. bu türlü maddelerin verdiği keyif durumu.

  11. iki insan arasındaki sevgi bağı, aşk ilişkisi.

  12. geçici sevgili.

    • Onun yeni dalgası bu kız mı?
  13. ilgi, ilinti, ilişki.

    • Kim bilir onunla ne dalgan vardır?
  14. (adı bilinmeyen ya da söylenmek istenmeyen) şey, nesne.

    • Şu dalgayı atıver
  15. yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu değişik olabilen yatay uzaklık.

  16. devirli devinimlerde bir devir içindeki devinimin yayıldığı uzaklık.

  17. alçaklı yüksekli, düzgün olmayan.

    • Ekin ovada dalga dalga uzanıyordu
  18. (saç için) kıvrım kıvrım, kıvrımlı.

  19. (renk için) açıklı koyulu.

    • Burada mavi dalga dalga, biraz daha boyamak gerekir
  20. (kalabalık için) yığın yığın, dalgalar halinde.

    • Alana halk dalga dalga geliyordu
  21. ortadaki, eldeki işle ilgilenmeyip başka şey düşünmek, zamanı boşu boşuna harcamak.

  22. karşısındakini anlamaz yerine koyarak aldatırcasına konuşmak, alay etmek, eğlenmek.

  23. geçici sevgi ilişkisi kurmak, gönül eğlendirmek.

    • Amacım evlenmek değil dalga geçmekti
  24. geçici sevgili, flört.

  25. (adı bilinmeyen ya da söylenmek istenilmeyen) şey, nesne.

  26. esrime durumundaki kişinin bu durumunu bozacak işler yapmak, keyfini kaçırmak, bozmak.

  27. işine karışmak, işini bozmak.

  • sevgilisine askıntı olmak.