unknown
biçimini ya da durumunu bir başka biçime ya da duruma sokmak, değişikliğe uğratmak.
bir kimseyi ya da bir şeyi bulunduğu yerden başka bir yere almak.
eskisini atıp ya da satıp yenisini almak ya da birini bırakıp başkasını edinmek ya da kullanmak.
bir şey verip yerine başka bir şey almak.
başka bir duruma, görünüme, biçime, huya, tutuma getirmek.
anlatıma yeni bir içerik vermek, başka türlü, işine geldiği gibi anlatmak, başkalaştırmak.