Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "demir" in Türkçe

ad

  1. simgesi Fe, atom sayısı 26, atom ağırlığı 55.847, yoğunluğu 7.8 olan, 1510 santigrat derecede eriyen, mavimtırak esmer renkte, sanayide çelik, döküm ve alaşımlar durumunda kullanılan element.

  2. kimi nesnelerin demirden yapılmış parçası.

  3. aşınmayı önlemek için ayakkabı ökçesine ve burnuna çakılan küçük, maden parça.

  4. gemilerin akıntıya, dalgalara kapılarak yer değiştirmesini önlemek, yüzer halde durabilmelerini sağlamak için suya atılan, bir zincirle gemiye bağlı bulunan, deniz dibinde tutunabilecek biçimde özel olarak yapılmış, ucu çengelli, çok ağır, demir araç.

  5. demirden yapılmış.

    • Eve bir demir kapı yaptırdılar
  6. (gemi) yola çıkmak üzere demirini<sup>4</sup> denizden çekmek, hareket etmeye hazırlanmak.

  7. gitmek, savuşmak, yollanmak.

  8. (gemi) bir yerde durmak için demirini<sup>4</sup> denize salmak.

  9. (bir kimse) bir yerde uzun süre kalmak.

    • Bizimki Ankara’ya demir attı, bekle ki gelsin
  10. çok sağlam.

  11. çok güçlü.

  12. yapılması, başarılması çok zor olan iş.

  13. başa çıkılmaz, alt edilemez, yenilmez kimse.

  14. demirde oluşan pas.

  15. bu pasın renginde olan.