Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "dert" in Türkçe

Etymology

Farsçadan

ad

  1. içinde bulunulan kötü durum, sorun, sıkıntı.

    • Derdimi kimselere söyleyemiyorum
  2. üzüntü, kaygı, tasa.

    • Adam derdinden ölecekti
  3. hastalık.

    • Hiçbir doktor onun derdini bilememiş
  4. bir işe yaramak.

    • Bu kadarcık para derde derman olur mu?
  5. bir sıkıntıya, bir soruna çözüm bulmak.

    • Onun derde derman olmak istemediği belliydi
  6. kaygılanmak, tasalanmak.

    • Şimdiden derde düşmek gerekmez
  7. bir dert içine girmek.

    • Öyle bir derde düştük ki, sorma
  8. hastalığını iyileştirecek ilaca kavuşmak.

    • Hasta derdine deva bulmak için doktor doktor dolaştı
  9. derdini, sıkıntısını ortadan kaldıran bir çözüme ulaşmak.

    • Çaresiz insan derdine deva bulmak için her kapıyı çalar
  10. (birine) durumu anlatmak, sorunu anlatarak kavratmak.

    • Bu konuda ona dert anlatmak güçtür
  11. ➽derdini dökmek.

  12. aynı derdin, sorunun sıkıntısı içinde olanlardan her biri.

  13. insanın, sıkıntılarını, sorunlarını anlattığı, derdini paylaşan dostu.

  14. sorunu, sıkıntısı, üzüntüsü olan.

  15. hastalıklı.