Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "doğru" in Türkçe

sıfat

  1. bir ucundan öteki ucuna, sonuna değin yönü değişmeyen.

    • Dönemeçsiz, doğru yolları severim
  2. yalan olmayan, gerçek olan.

    • Bu gazete doğru habercidir
  3. yerinde olan, akla, mantığa uygun bulunan.

    • Doğru söze ne denir?
  4. gerçeğe ya da kurala uygun olan, yanlış olmayan.

    • Doğru hesaba bir şey denmez
  5. yasa, yöntem ve töreye bağlı, kendisine güvenilir, çalıp çırpmayan, dürüst (kimse).

    • Doğru insan az kaldı
  6. (saat için) ileri ya da geri gitme huyunda olmayan, şaşmadan işleyen, zamanı tam gösteren.

    • Benim saatim doğrudur, saniye şaşmaz
  7. gerçek.

    • Doğruyu söylemek gerekirse..
  8. düşünme yasalarına, gerçeğe uygun olan.

    • İnsan doğru yargı verebilmelidir
  9. iki noktayı birleştiren en kısa çizgi.

  10. yanlışsız ve eksiksiz bir biçimde.

    • Çocuk sözcüğü doğru yazmıştı
  11. hiçbir yöne sapmaksızın, dosdoğru olarak, doğruca.

    • Bu yol doğru bizim köye gider
  12. (zaman anlatan sözcüklerden sonra) –e gelirken, –e yaklaşırken, yaklaşık olarak.

    • Akşama doğru yola çıkarız
  13. karşı, yönünce.

    • Anne oğluna doğru eğilip onu öptü
  14. (son yıllardaki kullanımlarda) işe yarar, uygun, yerinde, tam.

    • Doğru aşk, doğru koca az bulunuyormuş
  15. dik oturmak.

  16. kımıldamamak.

  17. yaramazlık yapmamak, uslu durmak.