nesnesiz (nesne almayan) eylem
amaçsız olarak, gelişigüzel gezmek, gezinmek.
(iplik, saç gibi şeyler) birbirine karışıp zor çözülür bir duruma gelmek.
doğruca gitmeyip yolu uzatmak.
(yol için) doğruca olmayıp dolanarak uzamak.
dönüp başka bir yönden gelmek.
(kan için) damarların içinde akmak.
dilden dile gezmek, herkesçe söylenmek.
denetlemek ereğiyle bir yeri gezmek.
bir yeri belli bir amaçla gezmek.
(rüzgâr, nefes, el için) bir şey üzerinde hafifçe gezinmek.
özellikle doğaçtan yapılan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde, değişik perdeler üzerinde çalmak.
kendini göstermek, belirmek.