Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "doldurmak" in Türkçe

unknown

  1. dolu duruma getirmek, dolmasını sağlamak.

    • Sürahiyi doldurmak isterken kırdı
  2. (ateşli silahlar için) içine mermi sürmek.

    • Avcı çiftesini doldurup ateşledi
  3. (fiş, çizelge, bildirge gibi basılı kâğıtlar için) gerekli bilgilerin yazılması için boş bırakılmış yerlerine istenilen bilgileri yazmak.

  4. (ses, koku vb. için) yayılıp kaplamak.

    • Çevreyi pis bir koku doldurmuştu
  5. yaşını, yılını bitirmek.

    • On sekizini dün doldurdu
  6. belirli bir süreyi almak, belirli bir süre uğraştırmak.

    • Bu iş bütün günümüzü doldurdu
  7. neşelendirmek, canlı bir duruma getirmek, yaşam vermek, canlandırmak.

    • Bir çocuk koca evi doldurur
  8. bir kimseyi başkaları için kötü düşünecek bir duruma getirmek.

    • Seni doldurmuşlar, ne desem boş
  9. donunu çıkarmaya zaman bulamadan, donuna dışkılamak.

  10. atı, hızlanması için, gemini gevşeterek üzengilemek, son hızla koşturmak.