ad
yanmakta olan bir maddeden çıkan, içinde katı zerreciklerle buğu bulunan kara, esmer, gri ya da ak renkli gaz.
havadaki sis, pus ya da yerden kalkan incecik tozların havada oluşturduğu bulanıklık.
kötü, yaman, perişan.
esrar, esrarlı sigara.
göze inen perde.
(bir yeri) sis, pus kaplamak, sis, pus bürümek, (bir yer) duman<sup>1,2</sup> içinde kalmak.
sigara dumanını içine çekmek.
esrar içmek, esrarlı sigara içmek.
esrarlı sigara içilen bir yerde bulunup, kendisi içmediği halde dumandan, havadan etkilenmek.
çok sigara içilen kapalı bir yerde sigara dumanından etkilenmek.
yapıp ettikleriyle korku salmak, (ortalığı, kişiyi) kötü duruma düşürmek, yıldırmak.
üstünlüğüyle başkalarını ya da başka bir şeyi çok geride bırakmak.
(bir şeyi) bozmak, dağıtmak.
kötü duruma sokmak, üstün gelmek, yenmek.
(birinin işi, durumu) pek kötü bir duruma düşmek, perişan olmak.
kimi zaman pek etkilenmek anlamında da kullanılır.
(sebze, meyve, yemek için) çok taze, yeni toplanmış ya da yeni pişmiş.
(haber, söylenti vb. için) üzerinden çok zaman geçmemiş, henüz duyulmuş, çok yeni, çok taze.