Farsçadan
ad
yapılarda, yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran ve taş, tuğla, kerpiç, briket gibi gereçlerle yapılan düşey bölme öğesi.
bahçe ve benzeri bir toprak parçasını, bir yeri sınırlayan ve taş, tuğla vb. gibi nesnelerden yapılan, eni ve yüksekliği değişebilen engel.
bir durumu, işi önleyen şey, engel.
duymazlıktan gelen, sağır (kimse).
duvarla ayırmak ya da çevrelemek.
duvar örmek, duvar oluşturmak.
yıkılmaması için duvara destek olarak eğik biçimde konulan ağaç.
kimi eski yapılarda süs olarak yapılan, duvara yapışık ve üzerinde yukardan aşağı yivler bulunan yarım ayak.
duvar oluşturmak, duvar örmek.
ayaktopunda, bir takım oyuncularının bir bölümü, kendi kaleleri önünde, topun kaleye girmesini önlemek ereğiyle, aralarında boşluk bırakmayacak bir biçimde dizilmek.