yar
yapmak, bir durum oluşturmak, bir şeyi bir duruma sokmak.
bir eylemde bulunmak.
( <b> <i>iyi, kötü, güzel</i> </b> gibi belirteçlerle) davranmak, yapmak.
(olumsuz biçimiyle) bir gereksinimini karşılamadan durmak.
(zaman bildiren bir sözcükle birlikte) erişmek, ulaşmak, bulmak.
yitirmesini sağlamak, uzak ya da yoksun bırakmak.
vermek.
herhangi bir değerde olmak, değerce bir niceliğe denk gelmek.
eşit değer kazanmak, toplam olarak tutmak.
( <b> <i>az, çok, neler</i> </b> gibi belgisiz sıfatlarla) çok kötü davranmak, kötülüklerde bulunmak.
(tümleç olarak <b> <i>yatak, alt, don</i> </b> gibi sözcüklerle) küçük ya da büyük aptesini yapmak.
yapılan kötülük yapanın amacına ulaşmamak.
yaptığı kötülüğü başarıya ulaştıramayan kimse, kötü olan, kınanan davranışının utancı ve üzüntüsü içinde kalmak.