Arapça
sıfat
nitelikçe iyi olmayan, kötü.
üzücü, kötü.
aşırı derecede, çok.
(kişiler için) davranışları toplumun ahlak anlayışına aykırı olan.
(kişiler için) istenilen ve gereken nitelikte ve düzeyde olmayan.
hoşa gitmeyen, rahatsız edici, hoş olmayan.
aşırı biçimde, çok.
kötü davranmak, yerinde davranmamak.
(birini) kötü bir duruma düşürmek.
(birini) hırpalamak, dövmek.
kötü niyetini belli edercesine bakmak.
bir kimse için kötü düşünceler beslemek.
(birine) cinsel eğilim duyumsamak, cinsel istek duyduğunu davranışlarıyla belli etmek.
iyi, yerinde olmamak, kötü olmak.
(biri) hasta gibi olmak, kendini yitirmek, fenalaşmak.
(biri) pek çok üzülmek, çok sarsılmak.
(iş, eylem olarak) iyi yapmamak, kötü davranmak, kötü yapmak.
(birini) kötü duruma düşürmek.
(birini) hırpalamak, dövmek.
üzerinde kötü bir etki yapmak.
(bir şeye) üzülmek, kırılmak, sinirlenmek, gücenmek.