Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "göğüs" in Türkçe

ad

  1. vücudun, boyun ile karın arasında yer alan ve akciğer, yürek gibi organları içinde bulunduran bölümü.

  2. bu vücut bölümünün dış yüzü.

    • Kadın, yumruğuyla göğsünü döverek ağlıyordu
  3. bu vücut bölümünün içinde bulunan organlar.

  4. meme.

    • Sınıfta göğüsleri belirmiş kızlar vardı
  5. güçlükle soluk almak, soluğu tıkanmak.

  6. içine sıkıntı gelmek, sıkıntı basmak.

  7. hiçbir şeyden çekinmeyerek, kendine güven içinde.

  8. övünerek, kıvanarak, böbürlenerek.

  9. karşı karşıya, yüz yüze.

  10. çok yakın bir biçimde, göğüsleri birbirine değecek uzaklıkta.

    • Çanakkale’de düşmanla göğüs göğse çarpıştık
  11. ➽göğüs kemiği.

  12. keman, ut, gitar ya da mandolin gibi telli çalgılarda, tellerin gerili bulunduğu gövde bölümü.