Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "gürültü" in Türkçe

ad

  1. uyumsuz, düzensiz bir biçimde çıkan, rahatsız edici her türlü ses.

    • Sokaktaki arabaların gürültüsü kesilmiyordu
  2. birçok kişinin karıştığı, bağırışmalarla karışık kavga.

  3. uyumsuz, düzensiz, rahatsızlık veren sesler çıkarmak.

    • Motosikleti çok gürültü çıkarmaktaydı
  4. karşılıklı bağırışmalı kavga, tartışma yaratmak, karışıklık oluşturmak, kavgaya değin varan sert konuşmalar yapmak.

    • Buraya gürültü çıkarmak için mi geldiniz?
  5. hoşa gitmeyecek, rahatsız edici, uyumsuz, düzensiz ses çıkmak.

  6. karşılıklı bağırışmalar, sert tartışmalar olmak.

    • Komşuda gürültü çıktı
  7. bir konuyu, düşünceyi, işi ele alması, üzerinde durması beklenen kişiler, daha başka konularla uğraşıp zaman geçirerek o konunun, düşüncenin, işin görüşme dışında kalmasını sağlamak.

  8. söz kalabalığından, eylem karışıklığından, tartışmalardan, telaştan yararlanarak istediği bir şeyi elde etmek.