Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "gem" in Türkçe

ad

  1. atı yönetmek için, dizgine bağlı olarak atın ağzına takılan demir araç.

  2. (at) gem taktırmamak, huysuzlanmak.

  3. (insan) buyruk altına girmemek, söz dinlememek, dik kafalılık etmek.

  4. (at için) hayvanın ağzına gem takmak.

  5. kimi istek, duygu ya da davranışlara engel olmak.

    • Delikanlı sevgisine gem vurmak istemiyordu
  6. birinin taşkınlığını önlemek.

    • Ona gem vurmak kolay mı, artık büyüdü
  7. (at) gemini azı dişleri arasına alıp etkisiz bir duruma getirerek binicisinin yönetiminden kendini kurtarmak ve alabildiğine koşmak.

  8. (bir kimse) azgınlaşıp söz dinlemez olmak, iyice azgınlaşmak.

  9. (bir şeyi) aşırı ölçüde, çok istemek, bir şeye karşı çok istek duymak.

  10. (hıncını, öcünü alamayan kimse) kendini yemek, çok öfkelenmek.

  11. (atın) gemini biraz çekerek yavaşlatmak.

  12. (birinin) davranışlarını denetim altına almak, her istediğini yapmasına izin vermemek, üzerindeki baskıyı artırmak.