Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "gerçek" in Türkçe

sıfat

  1. el ile tutulup göz ile görülecek biçimde tam anlamıyla var olan, varlığı hiçbir biçimde yadsınamayan, bir durum, bir olgu, bir nesne ya da bir nitelik olarak var olan.

    • Kâğıt paranın üzerinde saymaca değeri yazılıdır, onun gerçek değeri ancak kâğıttır
  2. kendisi gibi olan, aslına uygun bulunan, yapay olmayan.

    • Gerçek inciden gerdanlık pahalı olur
  3. doğadaki gibi olan, doğayı, var olanı olduğu gibi veren, yansıtan.

    • Bu tabloda gerçek renkler görüyoruz
  4. başlıca, ana, temel, asıl.

    • Gerçek erdem, sevgidir
  5. doğru olan, yalan olmayan şey.

    • Gerçekler acıdır
  6. bireşim yoluyla elde edilmeyip doğal olarak var olan şey, yapay olmayan şey.

    • Bu inci gerçektir
  7. gerçek durum, var olan şeylerin tümü, gerçeklik.

  8. bilinçten bağımsız olarak var olan.

  9. düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

  10. nesnel olan ve olanağın yerine gelmesi sonucunda ortaya çıkan (durum, koşul, nesne).