unknown
gelmesini sağlamak.
bir şeyi yanında ya da üstünde bulundurmak.
erişmek ya da eriştiğini sanmak.
öne sürmek, ortaya atmak.
gelmesine yol açmak.
gelir, kazanç sağlamak ya da getirisi olmak.
iletmek, taşımak.
bir göreve atamak ya da seçmek.
kimi sözcüklerle bileşik eylem oluşturmaya yarar; cinnet getirmek,” yola getirmek” gibi.