Arapça Türkçe
unknown
bir şeyi kullanılabilecek, uygulanabilecek, yararlanılabilecek duruma getirmek.
bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak.
önceden kararlaştırıp uygulamak, düzenlemek.
bir kimseyi herhangi bir eylemi yapabilecek ya da bir şeyi üstlenebilecek duruma getirmek.
gereksinimleri saptayarak gelecek için önlem almak.
alıştırmak.
yol açmak.
bir maddeyi elde etmek.