unknown
herhangi bir şey üzerinde çaba harcayarak, emek vererek onu daha elverişli, kullanıma daha uygun bir duruma getirmek.
(kumaş ve benzeri bir şey üzerine) işlemeler, nakışlar yapmak.
(yol, yer vb. için) gideni geleni, gireni çıkanı çok olmak, çok canlı, hareketli, işlek olmak.
(motor, makine vb. için) durağan durumdan devinir duruma geçmek, çalışmaya başlamak, çalışmak.
(bir konuyu) ele almak, ele alıp üzerinde çalışmak, ele alıp inceleyerek öğretmek.
içine girmek, içine geçmek.
etkin, işlek durumda olmak, iyi çalışmak, müşterisi bol olmak.
bir yol üzerinde gidip gelmek, çalışmak.
bir kimseye düşüncelerini aşılamaya, benimsetmeye çalışmak.
(yara) iyileşmemek, kapanmamak.
(ham petrol vb.yi) damıtmak.
şaka olarak kandırılmak ve bunu bir süre anlayamamak.