Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ifade" in Türkçe

Etymology

Arapça

Phonetics

.–.

ad

  1. ➽anlatım.

  2. bir kimsenin bir olayla ilgili olarak anlatıkları, deyiş<sup>2</sup>.

    • Senin ifadene bakılırsa bu iş olmayacak
  3. bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin tümü.

    • Yüz ifadesi, suçsuz olduğu yolundaydı
  4. karakol, mahkeme gibi yerlerde sanık ve tanıkların olayla ilgili olarak sözlü açıklamaları.

  5. ➽dışavurum.

  6. herhangi bir iş, durum.

  7. anlatmak.

    • Bu ne ifade etmekte şimdi?
  8. (herhangi bir) değeri olmak, önem taşımak.

    • Bu iş bana çok şey ifade eder
  9. (bir kimseyi) sorguya çekmek, sorgulamak.

  10. görgü tanığının anlattıklarını tutanağa yazmak ya da yazdırmak.

  11. alt etmek, üstün gelmek, yenmek, dövmek, hırpalamak.

  12. amacının ne olduğunu sorup anlamaya çalışmak.

  13. (bir kimseyi) öldürmek.

  14. (tabanca) ateş almamak, tutukluk yapmak.