Arapça
ad
dinin ortaya koyduğu dogmalara inanma, dinsel inanış, inanç.
Tanrı’ya ve İslam dinine inanma.
güçlü inanç.
Tanrı’ya ve İslam dinine inanmak.
güçlü bir inanç duyumsamak, güçlü bir biçimde inanmak.
Tanrı’ya ve Müslümanlığa inanmış kimse.
güçlü inancı bulunan, inanmış kimse.
İslamlığı kabul etmek, Müslüman olmak.
sonunda doğruyu, gerçeği söylemek.
önce reddettiği bir şeyi sonradan kabul edip, doğru bulup uymak.
(birine) Müslümanlığı kabul ettirmek.
istenilen biçimde davranmayı birine zorla kabul ettirmek.
acımasız, insafsız, zalim.
kahrolası!