Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "inmek" in Türkçe

unknown

  1. yukarıdan aşağıya doğru gelmek.

    • Merdiveni inerken ayağım takılıp düştüm
  2. bir taşıttan ya da binek hayvanından aşağı gelip yere ayak basmak.

    • Binici attan inmek üzereyken vazgeçip geri bindi
  3. dağ ve benzeri bir yerden aşağı kesime gelmek.

    • Kışın tilkiler köye inerdi
  4. gitmek, varmak.

    • Bugün çarşıya inmek ister misiniz?
  5. kalmak, konaklamak.

    • Kentte nereye ineceksiniz?
  6. değer yitirmek.

    • Sebze fiyatları yakında inecektir
  7. fiyat alçaltmak, fiyat düşürmek.

    • Satıcı hiç inmek istemiyordu
  8. yıkılmak, çökmek.

    • Fırtınadan çatı başımıza inecekti
  9. alçalarak eski durumunu almak ya da kabarıklığı yatışmak.

    • Irmağın suları inmişti
  10. şişkinliği ya da havası yok olmak.

    • Top inmiş
  11. bir yeri kaplamak, basmak ya da bir yerden akmak.

    • Sis birden inmişti
  12. ulaşmak, uzamak, varmak.

    • Bu yol nereye iniyor?
  13. inme<sup>2</sup> gelmek, inme inmek.

  14. (yumruk, tokat) vurmak.

  15. tiz sesten pes sese geçmek.