unknown
bir kimsenin ya da bir şeyin izine basarak yürümek, arkasından gitmek.
izini sürmek.
belirli bir yöne doğru gitmek, yürümek.
eğlenmek, öğrenmek, görmek için bakmak, seyretmek.
(zaman, sıra vb. için) arkasından gelmek, sonra gelmek.
bir şeyin bütün evrelerini gözlemek, bir olayın bütün gelişimini gözden geçirmek.
herhangi bir olayla, şeyle ilgilenmek.
bir şeye uymak, bağlı olmak.
görmek, incelemek.
belirli bir tutum, davranış ya da düşünceyi benimsemek ve o yolda gitmek.
(birinin) yaptıklarını benimseyerek yolundan gitmek, arkasından gitmek.