Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "küçük" in Türkçe

sıfat

  1. boyutları, benzerlerinden daha ufak olan.

    • Bahçe içinde küçük bir evde oturuyorduk
  2. eni, boyu az.

    • Küçük bir salonda toplanmıştık
  3. daha az yaşlı.

    • Küçük kardeşim liseyi yeni bitirdi
  4. henüz büyümemiş, gelişmesini henüz tamamlamamış olan.

    • Küçük köpekten bile korkmuştu
  5. nicelik yönünden önemsiz, az olan.

    • Ona olan küçük borcumu da ödeyip kurtuldum
  6. niteliği düşük olan, aşağı, bayağı.

    • Böyle küçük adamlarla iş yapılmaz
  7. geri aşamada bulunan.

    • Bankada küçük bir görevliydi
  8. üstün yeteneği bulunmayan, değersiz, önemsiz.

    • Küçük, kötü sanatçılar el üstünde tutuluyor
  9. yaşça küçük olan kimse, çocuk.

  10. yaşça büyük kimselerin çocuk yaştakiler için kullandığı bir seslenme sözü.

    • Küçük, biraz gelir misin?
  11. bir erkek adının başına getirildiğinde o kimsenin erkeklik organı anlamına gelir.

  12. yeterli büyüklükte olmamak.

  13. (bir işle ya da biriyle gereğince uğraşmak vb. için) yeterince gelişkin olmamak, gücü yetmemek, acemi ya da toy olmak.

  14. ikiçeneklilerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç.

  15. bu ağacın, ceviz biçiminde, baharat olarak da kullanılan ürünü.

  16. aşağılık kimse.

  17. genellikle kentlerin kenar mahallelerinde yaşayan eğitim düzeyi düşük, dar gelirli, işçi, zanaatçı, küçük esnaf gibi sıradan insan varlığının ortak adı.

    • Bu şiir küçük insanı veren, alaycı yanı ağır basan, konuşma diline dayalı bir şiirdi