unknown
(sert şeyleri) vurarak ya da ezerek parçalamak.
iri parçalara ayırmak.
(kâğıt vb. için) belirli bir biçimde katlamak.
(canlıları) topluca öldürmek, yok etmek.
(fiyat için) azaltmak, indirmek.
(tahıl için) iri ve kaba öğütmek.
(çek, senet vb. için) indirimle almak.
etkisini, gücünü azaltmak.
ortadan kaldırmak, yok etmek.
isteğini geri çevirerek ya da beklemediği bir davranışta bulunarak gücendirmek, incitmek.
(tavla oyununda) karşı oyuncunun pulunu oyun dışı bırakmak.
vücut kemiklerinden birini parçalamak.
(hareket durumundaki bir taşıtın ya da binek hayvanının) yönünü bir yana çevirmek, döndürmek.
kaçmak, uzaklaşmak.
(okul, iş gibi gidilmesi gereken bir yere) gitmemek.
yakıp yıkarak, öldürerek ya da baskı uygulayarak vb. çok büyük zarar vermek.
çok sert davranmak.
tuhaf söz ve davranışlarla herkesi güldürmek, eğlendirmek, çok güldürmek.