unknown
uçlarını kesmek, kırkmak.
(göz için) gözkapaklarını açıp kapamak, kıpmak.
birazını kesmek, kesinti yapmak.
(birinin) parasını almak ya da (birini kumarda) ütmek, yenmek.
uçlarını keserek, uçtan kese kese.
(göz için) sürekli bir biçimde kırparak, kırpıştıra kırpıştıra.