unknown
kaçmak eylemini yaptırmak, kaçmasına olanak hazırlamak, yol açmak, yardım etmek ya da kaçmasını sağlamak.
zor kullanarak birlikte götürmek.
bir işi belirlenen zamanda yapamamak, o zamana yetişememek.
kaçmak zorunda bırakmak.
bir daha ele geçiremeyecek biçimde yitirmek, değerlendirip yararlanamamak.
bir ülkeye, yasadışı yollardan mal sokmak ya da bir ülkeden bu yolla mal çıkarmak.
kimseye haber vermeden götürmek, aşırmak, çalmak.
göstermemek.
bir araç ya da aygıtla iş yaparken, aracı, aygıtı iyi kullanamamak nedeniyle ya da dalgınlıkla, herhangi bir zarara yol açmak.
sınırı, ölçüyü aşmak.
sızdırmak.
istemeyerek, elinde olmayarak aptesini yapmak.
aklını yitirmek, delirmek.