Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kafes" in Türkçe

Etymology

Arapça

ad

  1. içine kuş ya da sincap vb. gibi küçük hayvanları koymaya yarayan, aralıklı bir biçimde çatılmış metal ya da ağaç çubuklardan ya da tellerden yapılmış, taşınabilir koyacak.

  2. yabanıl, yırtıcı hayvanları taşımakta kullanılan, aralıklı bir biçimde çatılmış demir çubuklardan bölme.

  3. pencerelere takılan, aralıklı çapraz çubuklarla yapılmış siper.

  4. cami, tekke gibi yerlerde kadınlara ayrılmış bölme.

  5. kayık, sandal gibi şeylerin iskelet bölümü.

  6. ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan, kaplama tahtaları dışında kalan bölümü, iskeleti.

  7. Osmanlı döneminde, Topkapı Sarayı’nda padişah oğullarının XVI. yüzyıl sonlarından başlayarak bir tür tutuklu yaşamı sürdürdükleri, yüksek duvar ve şimşir ağaçlarıyla çevrili, harem dairesine bitişik ve birçok odalarla on iki bölümden oluşan yapı.

  8. aldatma, dalavere, düzen, hile, tuzak.

  9. hapishane.

  10. kuru, zayıf.

  11. delik deşik.

    • Perde kafes gibiydi
  12. konuşmaları ve davranışlarıyla etkileyip istediğini yaptırmak.

  13. yalan dolanla aldatarak çıkar sağlamak.

  14. aldatılıp kendisinden çıkar elde edilmek.

  15. hapse girmek.

  16. (birini) aldatarak kendisinden yararlanmak, kafese almak.

  17. (birini) hapse atmak.