Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kapamak" in Türkçe

unknown

  1. bir açıklığı ortadan kaldırmak için, bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek, örtmek.

    • Yüzünü elleriyle kapamak, utancını saklamaya yetmiyordu
  2. kapı, pencere gibi bir şeyi açık durumdan kapalı duruma getirmek, kapatmak.

    • Bavul doluydu, kapamak güç oldu
  3. bir şeyin görünmesine engel olmak.

    • Ağaç görüşü kapadı
  4. geçişe olanak vermemek, geçmeyi engellemek.

    • Kar yolları kapamıştı
  5. (su, elektrik için) akışını, gelişini kesmek.

    • Musluğu kapayın
  6. (çukur vb. için) içini doldurmak, tıkamak.

    • Açılan çukuru bugün kapayacaklarmış
  7. bir şeyle ilgili olan görüşmeyi, konuşmayı bırakmak, artık üzerinde durmamak ya da durmaz olmak.

    • O konuyu çoktan kapadık
  8. (fabrika, kuruluş vb. için) çalışmasını, görev yapmasını, işlemesini, çıkmasını, yayımlanmasını vb. engellemek ya da durdurmak.

    • Gazeteyi kapadılar
  9. bir yere koyup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek.

    • Çocuğu odaya kapadılar
  10. bir şeyin ayrık iki parçasını birleştirmek.

    • Makası kapa da ver bana
  11. son vermek, bitirmek.

    • Aşk defterini kapamakta erken davrandık
  12. ödeyerek bitirmek.

    • Hesabı kapadık
  13. denk gelmek, yeterli gelmek, karşılamak.

    • Alacağımız borçlarımızı kapar