Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kapanmak" in Türkçe

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. açık iken kapalı duruma gelmek, örtülmek.

    • Çanta kapandı
  2. üstüne örtü çekilmek.

    • Yatağın kapanmış olması gerekirdi, tozlanmış
  3. dışarıyla ilişiğini kesmek, kendi kendini kapamak.

    • Odasına kapanıp çalıştı
  4. çalışamaz, işleyemez, etkinliğini, çalışmasını sürdüremez duruma gelmek.

    • Fabrika birkaç ay işleyip kapanmıştı
  5. geçilmez duruma gelmek.

    • Kardan yollar kapanmıştı
  6. (dergi, gazete, TV vb.) yayımlanmaz olmak, yayımını durdurmak.

    • Radyolar kapandı
  7. günlük çalışması sona erdikten sonra kapalı duruma gelmek.

    • Vakit çok geçti, bütün dükkânlar kapanmıştı
  8. yıllık dinlenme dönemine girmek.

    • Okullar bu yıl haziranda kapanacak
  9. gökyüzü bulutlanmak.

    • Hava kapanmıştı, yağmur yağacak gibiydi
  10. (yara) iyileşmek.

    • Küçük bir yarası vardı, kapanmak bilmiyordu, boyuna işliyordu
  11. (çukur) doldurulmak, düz duruma getirilmek.

    • Caddenin çukurları kapanmış
  12. son verilmek, sona ermek, kesilmek.

    • Olay büyümeden kapanmıştı
  13. (göz) göremez olmak, görme gücünü yitirmek.

    • Yaşlanınca bir gözü kapandı
  14. (kadın) kapalı giyinmek, örtünmek.

    • Kadınlar yaşlandıkça kapanıyorlar
  15. gövdesi, yüzü bir yere gelecek biçimde eğilmek.

    • Adam yerlere kapanarak selamlar vermişti
  16. ilişik kalmamak, hesap kesilmek, kapatılmak.

    • Bankadaki hesabı kapanmıştı
  17. ayaktopunda, takımlardan biri, gol yememek ya da karşı takımın akınlarından korunmak için savunmaya çekilmek.