unknown
iki ya da daha çok şey bir araya gelip birbirinin içine girmek, birbirinin içinde dağılarak birleşmek.
altüst olmak, düzeni bozulmak, dolaşmak, dağılmak.
(deniz için) durgunluğunu, duruluğunu yitirmek, bulanmak, dalgalanmak.
(zihin, akıl için) seçikliğini, duruluğunu yitirmek, bulanmak, doğru algılayamaz olmak.
anlaşılması güçleşmek, açıklığını yitirmek.
herhangi bir biçimde ilgilenmek, araya girmek, el atmak, engellemek.
yetkisinde bulunmak, işi olmak, iş edinmek, bakmak, ilgilenmek.
bir araya gelmek, katılmak.
(halk inanışına göre) cinlerle, perilerle ilgisi olmak.
içinde kargaşa çıkmak, toplumsal düzeni bozulmak, karışıklık çıkmak.