unknown
karışmak eylemini yaptırmak, karışmasını sağlamak.
içinde ne olduğunu anlamak ya da aradığını bulmak ereğiyle elle yoklamak.
yemek pişerken, tencerenin dibi tutmasın diye, kaşıkla altüst etmek.
bir şeyin orasını burasını ellemek, bir şeyi kurcalamak.
araştırmak, inceleyerek okumak.
üstünkörü okumak, göz atmak, bakmak.
tam olarak seçememek, ayrımsayamamak, ayırt edememek.
karışıklık, kargaşa çıkarmak.
düzenini, sırasını şaşırmak.
içine sokmak, dahil etmek.