ad
bir kimsenin, bir yerin, bir şeyin esas tutulan yüzünün ilerisi.
yol, deniz, ırmak vb.nin öbür yanı ya da kıyısı.
ön, huzur, kat, makam.
bulunulan yerin ilerisinde olan.
karşı cephede bulunan, karşıt.
yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
karşılık olarak.
(sabah sözcüğüyle kullanıldığında) –a doğru, sıralarında, sularında.
aykırı olarak, karşıya alarak.
hakkında, için.
dışarıdan gelen kimseyi karşılamaya gitmek.
bir düşünceye, davranışa katılmamak, onun karşısında olmak, onu yanlış bulduğunu öne sürmek.
bir karşıdan öbür karşıya.
hiç karışmıyormuş gibi davranarak.
gelip onun karşısında durmak.
ona engel olmak ya da engel olacağını söylemek, davranışla göstermek.