Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kayıt" in Türkçe

Etymology

Arapça

ad

  1. bir şeyi ya da bir kimseyi bir yere kabul ya da mal ederek bunu deftere geçirme, deftere yazma.

    • Öğrencinin kaydı silinmiş
  2. bir şeyin bir yerde yazılı bulunması.

    • Defterde böyle bir kayıt yok
  3. bir işlemle ilgili resmi belge.

    • Tapu kaydı var mı?
  4. davranışlarını kısma, sınırlama.

    • Yaşamın kayıtlarından bıktım
  5. koşul.

    • Bu parayı zamanında geri vermeniz kaydıyla veriyoruz
  6. önem verme, gözetme.

    • Yapılsın kaydı bulunmayan bir işti bu
  7. sesi ya da sesle birlikte görüntüyü manyetik şerit üzerine geçirme.

    • Bu kayıt iyi olmamış, konuşmalar anlaşılmıyor
  8. hazırlık.

  9. kayıt defterine yazmak, kaydetmek.

  10. tutanakta göstermek, tutanağa yazmak.

  11. kayıtlı duruma getirmek.

  12. sınırlandırmak.

  13. sınırlandırma.

    • Bu işte kayıt kuyut yoktur
  14. hazırlık.

    • Vakit geliyor, daha hiçbir kaydımız kuydumuz yok