Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kazık" in Türkçe

ad

  1. toprağa çakılarak genellikle bir şey bağlamaya yarayan ucu sivri çubuk.

    • Çadırın iplerini kazıklara bağladılar
  2. sopa ya da direk.

  3. yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan ya da toprak kazılarak konulan maden ya da betonarmeden silindir, prizma vb. biçiminde uzun parça.

  4. yere dikine çakılmış, üzerine insanı oturtarak öldürdükleri, sivri uçlu odun ya da şiş.

  5. böyle bir kazığa oturtma biçiminde uygulanan ölüm cezası.

  6. yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispetinin içine sokarak uyguladığı bir oyun.

  7. (alışverişte) bir malı değerinden, ederinden fazlasına satarak aldatma işi.

  8. çok pahalı (nesne).

  9. (öğrenci için) çok zor (soru, sınav, ders vb.).

    • Türkçeci kazık hocalardan biriydi
  10. bir malı, bir hizmeti bir kimseye ederinden, değerinden çok fazlasına satmak.

  11. bir kimseye beklemediği bir zarar vermek.

  12. (alışverişte) bilgisizliği, dikkatsizliği vb. nedeniyle bir malı ederinden fazlaya almak.

  13. güvendiği, inandığı birisince, beklemediği bir anda aldatılıp zarara uğratılmak.